Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 261 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]

İdris Özyol:  Ben senin hayatından gittim oğlum
 

Gitmek güzeldir. Kalıp bir sirk maymununa dönüşmektense hayatınızda,
kalıp suratımızı boyamaktansa,
kalıp "geride kalan her şeye" tahammül etmektense;
gidilmelidir.


Gitmek güzeldir. Güzeldir bütün renklerini yeryüzünün, bütün tadlarını, bütün seslerini, bütün iklimlerini, bütün sözlerini, onları bir put belleyenlerin masasına atarak, belirsiz, tarifsiz ve kifayetsiz bir 'gidiş'e gitmek. Bütün bu renkler, bu tadlar, bu sesler, bu iklimler biraraya gelse dolduramaz, giderken kumda bıraktığımız ayak izlerini. Biz ayak izlerinin vatandaşıyız ve aklımızı atıp dünyanın uçlarına ve o akıl duvarlar içinde sekip dururken, bir çift ayak haline geliriz.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Gitsem mi acaba Petra'ya / Olsam mı acaba toprağa yem?*
 
Devrime inanmak gibi birşey senin yolunu gözlemek ve işte devrim, pencerede göründüğün o bir kaç dakika.

Kız sen yaşamayasın! Vurulsun horonu yarım bırakan. Toprak yemeyi unutan vurulsun ve karanlığa doğru kurşunlar sıkılsın uzak evlerden. Birbirine uzak evlerden ve benim sana yakın kalbimden senin bana uzak kalbine eşkiyalar yürüsün. Deniz olmaya geldim pencerene, dilsiz ve hırçın, uçsuz ve bir avuç, deli ve ürkek, deniz olmaya geldim. Sana akan bütün nehirleri kurutmaya yeminli ve bin beter uykularda kalası geceye öfkeliyim.

Öfkeliyim kız öfkeliyim, yurdumun ve senin işgal edilmiş düşlerine. Seni sevmek bir yurdu sevmek kadar sıcak ve zor ve beter ve şaşırtıcı. Nasıl bu toprakları severken aklıma ölüm geliyorsa, seni severken de silahlar patlıyor sol göğsümün altında. Devrime inanmak gibi birşey senin yolunu gözlemek ve işte devrim, pencerede göründüğün o bir kaç dakika. Tut o bir kaç dakikayı sonsuza uzat ve beni orada kendi yüreğini yerken bulsun jandarmalar. Yüksek ateş, yüksek tansiyon, yüksek ayrılık ve yürek büyümesinden öleceğim. Biliyorsun öleceğim, seni severken öleceğim ve sen benden sonra yaşamayasın.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Bu yazı Nil Nehri'nin üzerinde okunacaktır
 
En yakınımda istiyorum seni ey geniş, ey dokunulmaz, ey sarhoş, ey büyülü, ey Magripli yürek!

Anlaşma böyle. Bu yazıyı avcunun içine sıkıştırıp Nil Nehri'nin üzerinde okuyacaksın. Yeryüzü düşlerimizi sulayan bir nehir, bütün görkemi, bütün bilgeliği, bütün acılarıyla akıp gidecek altından. Sen onun üstünde akıp gideceksin. Şimdi o kara gözlerini en uzak noktaya çevir ve gözlerinden daha kara, ellerinden daha yalnız ve fakat bir gün dünyanın en güzel karanfiline dönüşecek olan kıtayı seyret. Kıtamızı seyret. En güzel Afrika'mızı seyret. Ve kıskan bu nehri benim yerime. Geniş sularını, kıyılarında koşan çocukları ve akan tarihi ve kahramanları ve hainleri ve soytarıları kıskan.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Hayatımız bize ait değil
 
Ömrümüzün günleri değil yaşadığımız ; her gün yeni bir hayatı yaşıyoruz sanki .Herşey yeniden ve başka olasılıklarla başlıyor .Bizse , karşılaştığımız yeniyi , alışkın olduğumuz eskinin diline tecüme etmeye , onun kalıbına göre şekillendirmeye çalışıyoruz .Pek başarılı olduğumuz söylenemez bu çabada . O yüzden , her gün yeni bir yüzüyle tanışmaktayız bu çağa ait yenilgilerin .
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Oy Memişler Memişler, Şeftaliyi Yemişler
 
Adamın aklı, hayatın bütün arazilerinde dolaşıp, kuytu bir köşe buldu kendine ve orada kurudu fikrininince gülü. adamın aklı, ülke adını verdiği topraklarda, doğduğu yerlerde patlayan balonlarda ve o balonların içinde kıvranan inanç kırıntılarında kaldı. adamın aklı, olan biteni anlayamaz oldu artık.

bütün ömrünce ve babasının ömrünce ve dedelerinin ömrünce güneşe tuttukları o güzelim anadolu günlerinde kızaran, allaşan, Allah'ın en güzel nimetlerinden biri olan şeftaliyi, karanlık ve ürkütücü salonlarda parçaladılar. sarı etindeki şeker, kanlı mendillere aktı. adamın aklı mendillere bulaşan şekerde kaldı. bin yıllardır saraylara taşınan sarı buğday, üzümün en iyisi, elmanın en tazesi, suyun en temizi, tütünün en kalielisi niye geriye, onları taşıyanlara dayak, zulüm ve işkence olarak dönüyor.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

Bir sonraki 5 yazının listesi.
İdris Özyol: Başka Dünyanın Çocukları [ 18/09/04 - 1536 ]
İdris Özyol: Portakal Sandığı, Çakı Bıçağı ve pencere camının Meselesi [ 18/09/04 - 1542 ]
İdris Özyol: Bize İtalyan Usulü Sos Hazırlamayı Öğret Beyaz Oğlan [ 18/09/04 - 1740 ]
İdris Özyol: Benim Oğlum Bina Okur [ 18/09/04 - 1129 ]
İdris Özyol: Suç ve Ceza ve Hukuk ve Biz [ 15/09/04 - 1355 ]

51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
04.11.07
Tükendi nakti ömrüm, dilde sermayem bir ah kaldı
Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden
Kokmuş cesedini de al yanına ve git buradan
Bize ne oldu böyle?
Geçtiğin yollardaki aynaları ters çevirdim
Ey gidi gidi koca dünya, gam yükü müsün?
Kaportacı Hasan'ın aşkı 312 kapsamına girer mi?
Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer
Üniversite kapısı seni bekliyor koçum, hadi!
Sinek gibi uçar, arı gibi sokarım
Bize düşen dağların diliyle konuşmak şimdi
Protez kolların kurtuluşu yoktur
Fillerin intikamı
Evet, ben bir psikopatım
Biz kirli elleriyiz hayatın
Kopar zincirlerini Gülsarı!
03.11.07
Bir adam nasıl yanar?
Böyle çok daha güzelsin!
17.12.04
Doğmasaydı insanlar, olmasaydı bu çile
03.12.04
Kaçak elektrik ve küçük dereler

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke