 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 140 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
|
|
İdris Özyol: Kopar zincirlerini Gülsarı!
|
|
İşte buna aşk denir be aslanım, buna zifiri karanlık denir. Oğulları olur
aşkın, kızları olur; karı, yağmuru, tipisi olur. Çamuru bile olur; lakin,
gövdeni güneşin altına yaydığın bahar günleri parmakla sayılıdır. O parmakla
sayılı anlar için, o birkaç yıl sonra zihninden fırlayıp fırlayıp tatlı bir
yaraya dönüşecek olan mutluluk saniyeleri için koşar durursun kalplerin
ormanında. Kalplerin ormanı vahşidir aslanım, her yiğidin harcı değil aşık
olmak.
|
İdris Özyol: Bir adam nasıl yanar?
|
|
Benim ülkem arka sokaklar. Bu karanlık, bu kara, bu korkunç, bu dinç, bu
hareketli, bu hayat dolu evler benim yurdum. Ne mutlu bana, çamur kokuyorum,
çöpten toplanmış kağıt kokuyorum, bıçaklanmış bir adam gibi kokuyorum, hapisten
yeni çıkmış gibi kokuyorum, yeniden hapse gidecek gibi kokuyorum. Rab! ne kadar
güzel yaratmış çamuru!
Ya hu yüreğim sökülüyor! Ya hu bağırmaktayım! Ey Rab! çamuruna şükürler olsun
senin! Rezilim, rezil olmaktayım, kirliyim, kirlenmekteyim; şükürler olsun sana!
Ey Rab, iyi ki varsın! İyi ki güzelsin! İyi ki bizimsin! Hu sana, hu!
|
İdris Özyol: Böyle çok daha güzelsin!
|
|
Hayatı, avcunun içine konulmuş bir kalp, bir damar, bir çift göz gibi
hissetmelisin. Yok senden başkası. Etrafına bakınarak birilerini araman
anlamsız. Üstünde yürüdüğün yol, yalnızların ve yoksulların ve isyancıların ve
Ebuzer'lerin alnına vurulmuş olan, ince, bulanık, dar ama sonsuz uzayan bir
patikadır.
Sonsuz uzayan bir yalnızlıksın sen kara çocuk. Ne parlak bir ışıkla aydınlanacak
gecelerin, ne de gündüzlerin rahat uyunmuş bir uykunun şemsiyesi altında geçecek.
Yeryüzünde mutluluk yok sana ve altına imza attığın mutluluğu asla
göremeyeceksin. Yüzünü bile görmediğin insanlar için ölüyorsun sen, bunu bil.
|
İdris Özyol: Doğmasaydı insanlar, olmasaydı bu çile
|
|
Lanetli Sınıf yazılarının kimlerin içinde neleri tutuşturduğunu bir miktar
tahmin etmekle birlikte, asıl etkileri
konusunda tam da bir fikir sahibi
değilim.
Okuyuculardan gelen mektup ve telefonlar, bir miktar da olsa, el
yordamıyla da olsa, nasıl bir yolda ilerlediğim konusunda fikir veriyor. Bu
mektuplar, bu telefonlar, Lanetli Sınıf
okuyucularının, yazılarla kendi
dünyaları arasında ne türden köprüler kurduğunu anlamama vesile oluyorlar.
Bugünkü yazımı da sizlerden gelen bir mektuba ayırmak istiyorum.
Mektup
İzmit'ten postaya verilmiş ve altında
Süleyman Pekin'in imzası var. Süleyman
kardeşimiz, kalemini 'sıkı bir sınıf mensubu' olarak konuşturmuş. Bize fazla söz
düşmüyor bu satırlar arasında. Vira bismillah:
"Lanetli çocuk! Ceplerin cüzdanındır tiner
kokusuyla doludur astarı.
Bayrampaşa'da kaportacı çırağısındır ve Müslümcü olmak gibi bir ayrıcalığın
vardır bu vefasız alemde. Evet, o senin babandır ve sen de onun gür sesinde
varlığı tatmışsındır, isyanı. Bıçaktan ve cam kırıklarından
korkmazsın çünkü
camekanlar ve vitrin mankenlerince korkutulmuşsundur. Aldanma aslanım onların
çocuksu malum yüzüne. Mutlaka Anadolu kokmayan losyonlar sürerler her gün. Sen
gübre taşır, taşır da tabiatlaşır ve toprağın
dinamiğini bileklerine transfer
edersin. O bileğe çiviyle kalp kazımak raconu seni asil kılmıştır.
|
İdris Özyol: Kaçak elektrik ve küçük dereler
|
|
Bir gece kan-ter içinde uyanacaksın derin uykulardan. Ah eski dostum, sana
verilmiş bütün bu servet, kredi
kartları, otomobiller, dayalı döşeli evler,
gıcır gıcır cüzdanlar, yanağına sahte öpücükler konduran süslü kadın, bütün
bunlar, bunların hepsi yalan ve hepsinde sattığın kardeşlerinin kanı var. Seni
öpen kadın dudaklarını kardeşlerinin
kanıyla boyadı.
O gıcır gıcır cüzdan kardeşlerinin derisinden işlendi. O kredi kartlarını cebine
koyanlar, şöhretlerini yoksul çocukların gırtlaklarını sıkarak edindi.
Mazlumların sofrasından çalınan her lokma senin masana
jambon, havyar, isviçre
peyniri ve çikolata olarak konuyor.
|
51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
|
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|