Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 257 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 Görünmeyen
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?
 Hakim Anlatı
 Hakim Kültür

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]

İdris Özyol:  Mehtaplı Gecelerde Hep Seni Andım!
 

Meydanların orta yerinde yaktığımız bir kamyon lastiği kadar olamadın be yüreğim.

"Kopartıp at" diyorum acıyan yerlerini. Bu İğler sana ağır, bu iğler sana yabancı ve inadına gereksiz "bu aşk." Döndür kendini güneşe, yeryüzüne doğru uzat ayaklarını ve sakin ve mağrur ve kendin olarak bak dağlara, denizlere, insana.
Ve insana bakmak bir tür dua olsun gözlerinde, bir tür yakarış olsun ettiğin her cümle, kullandığın her kelime. Uşakların ruhundaki çamur ve efendilerin eteğindeki adi renk bulaşmasın sesine.

Kendi sesinle sev hayatı ve okşa yediğin her ekmeği, içtiğin her damla suyu. Besmele yerine geçer aşıkların "ah"ı. Ah, ihanetine sürgün edildiğim kavga. Ah, kavgasına sürgün edildiğim ihanet. Anadolu'yu sever gibi sev beni. Bir köyü anımsar gibi anımsa, bir ilçeyi tanır gibi tanı.

Ve uzak yerlerinden yurdumun ve bana en yakın sokaklarından ayrı ayrı seslen ve sesindeki uzaklık ve sesindeki yakınlık imtihanım olsun. Ve kalbimin yağıyla tutuşsun gece.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Köpekler Geceye Doğru üç Kez Havladı...
 
Bir gece sokaklara vuruyorum kendimi. Şehrin kalbine kalbine yürüyorum. Ve ayrı saatlerde belki, uykusuz, rahatsız ve kızgın bir sürü adam, bir sürü yürek, bir sürü isyan, orta yerine doğru koşuyor hayalin. Gül ve bülbül söylencelerinden sıkılmış, kenarda durmaktan yorulmuş ve incine incine içleri nasırlaşmış binlerce gövde, canhıraş çığlıklarla bir aynayı kırıyor. Aynalardan nefret ediyoruz ansızın.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Ben Seni Unutmak için Sevmedim!
 
Bir gün ansızın, yüreğinin en eski köşesi, uzun yılların gerisine saklanmış bir yara, bir hayal, bir fotoğraf bütün dehşetiyle fırlayıp öne, seni saçlarından tutarak büyük girdaplara doğru çeker. Bir vakitler ağlayamadığın bir aşka, belki on yıl sonra, bugün, iki damla yaş düşürürsün.

Bir demli çay, bir simit ve bunların yanına iliştirilmiş bir paket sigara, seni bir fotoğraf karesinin içinden çıkarıp, geçmişin sisli, flu ve insanın içini kanatan kaldırımlarına atar. Bütün şiirlerde kaldırımları, bütün kaldırımlarda bir büyük şiiri ararsın. Ve aslında aradığın her şeyin için­de itiraf edilmemiş, sende gizlenmiş, itinayla saklanmış bir aşkın silueti dolaşır.

Bir bıçağa benzeyen bu siluet, kalbinde açtığı deliği, sarhoş salınımlarla, her gün biraz daha genişletir. On yıl mesela, her gün biraz daha derinleşir acı ve her gün biraz daha derine gömerek onu, yeni yeni umutların ardına düşersin. Her yeni, o eski resmi biraz daha büyütür sadece. Ellerinden, gözlerinden, gövdenden, hayallerinden, isinden gücünden daha büyük olan bu resmi bir gün hiç taşıyamaz hale gelirsin ve yara bütün şiddetiyle patlar
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Uzaklar Hiç Bu Kadar Yakından Saldırmamıştı!
 
Bir Cemal Süreya dizesiyle kıvranıyor zihnim: "Yalnız aşkı vardır aşkı olanın." Yıkıla yıkıla ağlayan adamlar gördüm ben ve o adamlara uzaktan bakmaya çalışan kadınlar.

Yıkıla yıkıla ağlayan bir adamın yanına yaklaşmak tehlikelidir çünkü. Yaralı bir aslanı kimse tutamaz. Bütün aşklar yaralıdır biraz ve bütün yaralarda aşka ilişkin bir yan vardır. Avuçlarımızda biriken kanı yüzümüze sürerken, "Bu ne biçim aşk?" diye soracak birileri ve soğuk ve derin ve deli gözlerle bakacağız onlara.

"Neyin an­lamı var ki zaten" demek istiyor canım ve belki bunda ilginç manalar buluyor ruhum. Kim bilir? Bir ayrılık şarkısı olmak isterdim ben, yağmurlu havalarda söylenen bir ayrılık şarkısı.

"Bu sabah yağmur var İstanbul'da! Gözlerim dolu dolu oluyor" gibi bir şey olmak isterdim. Böyle bir şey olmama izin vermeyenler­den nefret ediyorum şimdi. Kim ki beni hayatının önemli bir yerine koyarsa, fena halde yanılmış olur. Hiçbir yerde durmayı sevmediğimi söylemiş olayım önce. Kalpler karşısında küçüğüm ben. Ve yalancı ve barbar ve kaba ve sertim. Kırdığım hayatlar yüzünden çoktan hak ettim idamı. Bir sokak arasında kıs­tırıp vursunlar beni. Çapraz ateşe tutulsun ihanetim ve fütursuzca girdiğim bahçelerden çaldığım elmalarla yakalayın beni. Cebimden alçaklığım çıksın kimlik yerine. Kanlar içindeki suratıma bir tekme savurmayı ihmal etmeyin sakın.

"Bu ne biçim aşk?"diye sorsun BarbarosCamii delikanlısı ve o kara çocuk sıksın ilk kurşunu. Gerisi gelir nasılsa...

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

İdris Özyol:  Ben Bu Aşkın Militanıyım
 
Sizi ateşe doğru koşmaya davet ediyorum bayan. Üstünden sürüldüğümüz toprakları ve saraylara rehin bıraktığımız kalplerimizi geri almalıyız.

Geri almalıyız kulağımıza fısıldanan isimleri ve unutmamız için çırpındıkları zihinlerimizi, yoksul evlerde öğrendiğimiz alfabeyi, ceketlerimizin sökük uçlarını, kapılardan önümüzü iliklemeden girme cesaretini, umarsız tarihi, sarhoşluk bilgisini ve kötü vatandaş olma hakkını geri almalıyız. Sözümü?, üstüne söz söyletme kimseye bayan.Silelim gözlerimizden işgalcilerin çığlıklarını ve yalanlarını onların kopartıp atalım kulaklarımızdan.

Bütün yeryüzü ülkemizdir bizim ve kurtuluş bir zerdali gibi duruyor dünyanın bütün ağaçlarında. Dünyanın bütün ağaçları aşkımızın özgür topraklarını bekliyor. İnsana, halka, toprağa, havaya ve suya olan büyük aşkımızın topraklarım bekliyor hayat. Ve durmak yok birbirimizin cesaretine doğru sürdüğümüz atlara. Cesaret, ne bol sıfırlı bir çek, ne de üçyiiz kilometre hızla sürülen son model arabadır.

Cesaret, senin ellerinden benim ellerime taşınan ısı ve benim gözlerimden sana doğru uçan narin bir kelebektir. Kırılgan ve şeffaf olduğu için gereklidir cesaret ve cesur adımlarımızla şekillenir aşkımız.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder İdris özyol

Bir sonraki 5 yazının listesi.
İdris Özyol: Biz Geliyoruz Beyaz Kafa [ 07/08/04 - 1097 ]

51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
04.11.07
Tükendi nakti ömrüm, dilde sermayem bir ah kaldı
Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden
Kokmuş cesedini de al yanına ve git buradan
Bize ne oldu böyle?
Geçtiğin yollardaki aynaları ters çevirdim
Ey gidi gidi koca dünya, gam yükü müsün?
Kaportacı Hasan'ın aşkı 312 kapsamına girer mi?
Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer
Üniversite kapısı seni bekliyor koçum, hadi!
Sinek gibi uçar, arı gibi sokarım
Bize düşen dağların diliyle konuşmak şimdi
Protez kolların kurtuluşu yoktur
Fillerin intikamı
Evet, ben bir psikopatım
Biz kirli elleriyiz hayatın
Kopar zincirlerini Gülsarı!
03.11.07
Bir adam nasıl yanar?
Böyle çok daha güzelsin!
17.12.04
Doğmasaydı insanlar, olmasaydı bu çile
03.12.04
Kaçak elektrik ve küçük dereler

Eski Haberler




Karakutu.tv & Galeri

Karakutu Galeri


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke