Dostoyevski'yi Tarkovski'ye bağlayan bağ, üzerinden onca tank, bombardıman,
acı, hayal kırıklığı, devrim ve karşı devrim, hatta varoluş üstünde tepinen onca
olumlu şey --bilim, sanat, ahkâm ve şeriat-- geçtiği halde nasıl yaşadı?
Acaba neden Dostoyevski edebiyatın en yüksek noktasında yer alıyor? Ve bir
asır sonra Tarkovski başka bir alanda sinemada, en yüksek filmleri yapabiliyor?