Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 285 Üye Adayı ve 13 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



127 Yazı (26 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 ]

Makale:  Tanzimat Romanlarında Melodramın İdeolojik İşlevleri
 

19. yüzyılın sonunda yazılmış ilk Türkçe romanları okuyanların hemen fark edeceği şey, romanların abartılı duygusal yoğunluğudur. Zira, modern türlerin en popüleriyle tanışmanın hemen ertesinde yazılmış metinler (bir sonraki asırda ortaya çıkacak Yeşilçam hikâyelerine nispet yaparcasına) gözyaşıyla, kanla, cinayetlerle, intiharlarla doludur. Okuyucu, yazarın duygu sağanağının hiç dinmediği, ruhun hep yükseklerde uçtuğu eserler yazmak için yanıp tutuştuğunu kolayca anlar. Özellikle roman sonları kanla gözyaşının birbirine karıştığı, coşkuyla kahrın iç içe geçtiği ve tabii ki suçla cezanın kime ait olduğunun kari’ye bildirildiği birer patlama ânı gibi planlanmıştır.
Sadece dönemin en önemli ve en üretken romancısı Ahmet Mithat Efendi’nin eserleri bu yargının dışında kalır. Onun eserleri kan ve gözyaşı gerilimi üzerine kurulmamış olmak bir yana, okura her zaman metnin kurmaca olduğunu hatırlatan bir yapıdadır. Yani Ahmet Mithat’ın eserleri okura coşkun bir maceraya kaptırıp gitme ve cûş u hurûş’a gelme şansı vermez ve hatta bundan özellikle geri durur. Bu seçimin getirisi metinlerde komik unsurun öne çıkmasıdır. Onun romanlarında kan ve gözyaşı kahkahayla ikame edilmiştir.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Makale:  Semih Gümüş: Yazının Yalnızlığı
 

Maurice Blanchot kendi yalnızlığı üstüne konuşmamıştır elbette, asıl sorunu yapıtın yalnızlığıdır ki, ‘Yazınsal Uzam’daki çok yönlü çözümleme özenilesi derinliktedir. Yazarın ve yazının yalnızlığı kavramının günümüzde anlamını yitirdiğini düşünenler çoğunlukta. Belki önce bu düzeydeki yalnızlık kavramından ne anlaşıldığını belirtmek gerekiyor.

Yazınsal uzam çevresinde yapılan üç yüz altmış derecelik bir dönüşün her adımını yorumlayarak yalnızlık kavramını derinleştiren Maurice Blanchot, yazarın bir başına bile yalnızlığın anlamını her zaman koruyacağını gösteriyor.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Makale:  Ulus Baker: Spinoza ve Aşkın Diyalektiği
 

Psikanalist Jacques Lacan Seminer'inin IV No'lu kitabında "aşkın yüce anından" bahsetmişti (le moment sublime de l'amour). Bu yüce an "aşkın iade edildiği" andır... Sevgi her zaman karşılığını aynıyla bekleyen bir duygu olarak görünür burada... Bir karşılıklılık beklentisi --ve çok basitleştirirsek, birini seviyorsam karşılığında onun da beni sevmesini isterim... Ve sevgi iade edildiğinde "dünyalar benim olur"...

Oysa psikanalizin en ilerlemiş kavrayışı bile böyle bir "karşılıklılık" momentinde duruveriyor. Başka bir deyişle aşka dair binlerce yıllık sohbetin ötesine pek geçemiyor: aşk sevilenle bir bütünleşme arzusudur diyordu Platon diyalogları... Tek gerçek sevginin tensel değil tinsel, dünyevi değil tanrısal olabileceğini söylüyordu Aziz Agustinos... Ve bu temalara, gündelik hayatımızdaki --ne kadar kaldıysa geriye-- idealler açısından halen tanışığız yeterince...

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Makale:  Heinz Politzer: Franz Kafka, der Künstler
 

Pazarlamacı Gregor Samsa'nın devcileyin, bir böceğe dönüşümü, Değişim öyküsünün henüz ilk cümlesinde gerçekleşir. Daha yerin­de bir söyleyişle, ilgili cümleden önce olup biter bu dönüşüm. An­tik bir tragedyadaki gibi, öyküde olayın yalnızca son perdesinin ser­gilendiği görülür. Klasik dramaturginin temel öğesinin, yani kahra­man tarafından işlenen suçun ne olduğu sorusunun ve bu soruya verilecek yanıtın öykünün akışı içinde yavaş yavaş oluşturulması, Değişim'de kendinden emin bir tutumla bir yana bırakılır. Oku­yucu, cinayeti işleyen kişiyi kıskıvrak yakalanmış karşısında gören, ama işlediği suç ve peşine düşülmesinin haklı nedenleri konusunda tam bir kuşku içinde bulunan bir dedektifin rahatsızlığını yaşar. (Bu rahatsızlık, Dava'da Josef K. ile ilgili olarak büyüyüp katlanıl­mazlığın sınırına dek gelip dayanır.)

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Makale:  Ölüm anksiyetesi ve edebiyat
 

Rus asıllı varoluşçu psikiyatr Yalom, Tolstoy’un ‘Anna Karenina’sından yaptığı bir alıntıyla ölüm korkusu karşısındaki uyanışımızın, gündelik hayatın sıradan görünen olayları arasında bulunabileceğini belirtiyor

Irvin Yalom’un Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek kitabı için masa başında oturduğum şu gün İlhan Berk ölüme kucak açtı. Uzun ömründe, beyninin kıvrımlarından geçip kaleminin ucuna damlayan binlerce ses, Yalom’un ‘dalgalanma’ diye adlandırdığı, nesillere ulaşma işini gerçekleştirmek için artık İlhan Berk’siz devam edecek yola.
Üstelik bu kitabı elime ilk kez alıp, cümlelerin arasına daldığım zaman yine bir başka şairin dizeleri hiç durmadan yankılanıyordu kulaklarımda:
Ölüm/ bir ipte sallanan bir ölü./ Bu ölüme bir türlü/ razı olmuyor gönlüm.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Makale: Münir Göle: Borges’in Geceliği [ 01/09/08 - 237 ]
Makale: Richard Polt: Martin Heidegger: Tarih, kalıtım ve yazgı [ 26/08/08 - 312 ]
Makale: Ahmet Sait Akçay: 90 Kuşağı’nı Okumayı Denemek [ 01/07/08 - 382 ]
Makale: Arthur Koestler: Züppeliğin Çözümlenmesi [ 21/06/08 - 517 ]
Makale: Necmi Erdoğan: Popüler Futbol Kültürü ve Milliyetçilik [ 08/06/08 - 597 ]

127 Yazı (26 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
10.10.08
Haşmet Babaoğlu: Ayrılık da sevdaya dahil
Nâzım’dan kalanlar
Yorumun sınırları ve Eco
08.10.08
Naomi Klein: Zapatista: Kızıl Kod
02.10.08
Kurgu Hayattan Daha Güvenilir
Tanzimat Romanlarında Melodramın İdeolojik İşlevleri
14.09.08
Semih Gümüş: Yazının Yalnızlığı
Ulus Baker: Spinoza ve Aşkın Diyalektiği
07.09.08
Heinz Politzer: Franz Kafka, der Künstler
Ölüm anksiyetesi ve edebiyat
01.09.08
Münir Göle: Borges’in Geceliği
26.08.08
Richard Polt: Martin Heidegger: Tarih, kalıtım ve yazgı
01.07.08
Ahmet Sait Akçay: 90 Kuşağı’nı Okumayı Denemek
21.06.08
Arthur Koestler: Züppeliğin Çözümlenmesi
08.06.08
Necmi Erdoğan: Popüler Futbol Kültürü ve Milliyetçilik
Moshe Zuckermann: Anti-Semitizm ve "Anti-Semitizm İdeolojisi"
27.04.08
Alper Kırklar: Babil'den Wikipedia'ya teolojik bir yazı
13.04.08
Max Stirner'den alıntılar
Eduardo Galeano: Onlar Gibi
02.03.08
Semih Gümüş: Okuma dersi olarak eleştiri

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke