 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 66 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Makale: AMERİKAN EDEBİYATININ EN BELİRGİN TEMASI MACERA OLMASINA ŞAŞMAMALI!
|
|
Amerikan klasikleri var mı?
İngiltere'den Çin'e kadar herhangi bir ülke için düzinelerce "klasik yapıt"
sıralıyoruz ama, Amerika'ya geldiğinde duraksıyoruz.
Amerikan İmparatorluğu tarihteki başka hiçbir imparatorlukla kıyaslanmayacak
kadar yayılmış durumda dünyaya ve hatta uzaya. Daha da acıklısı, Amerikan
kültürü, çok daha zengin, çok daha köklü kültürlerin üstünde ciddi ve korkutucu
bir egemenlik kurmuş gibi görünüyor. İstesek de istemesek de bu sığ kültür dört
bir yanımızdan hepimizi kuşatmış halde.
Üç yüz yıllık bir geçmişi bile olmayan, tek felsefesi pragmatizm, başlıca
sanatsal ürünü Hollywood filmleri olan bu kültürün cihanı fethetmesinin sırrı
sığlığında mı yatıyor? Teknolojinin kolaylığına kapılmış günümüz insanı daha iyi
bir şeyler hak etmiyor olabilir.
|
Makale: Freud ve Edebiyat
|
|
FREUD: "OZANLARLA FİLOZOFLAR, BİLİNÇDIŞINI BENDEN ÇOK DAHA ÖNCE AÇIĞA ÇIKARDI!"
Bilinçdışını tercüme ederek insan ruhunun karmaşık biyografisini yazan
Sigmund Freud 150 yaşında. Yazarlar, şairler, eleştirmenler ve psikanalistler;
edebiyattan her fırsatta yararlanan, yaşarken de ölümünden sonra da edebiyatı
önemli ölçüde etkileyen Freud'u anlattı.
Yıl 1856... Viyana'nın kuzeydoğusunda bulunan Moravya'nın Freiberg kenti.
Schlossergasse, 117 numaralı ev. Günlerden 6 Mayıs.
Bir yıl önce yün tüccarı Jacob ile evlenen Amalie o gün ilk çocuğunu dünyaya
getirir.
Doğan Sigmund Freud'tur, "ruhsal dünyanın Kristof Kolomb'u ya da
Heinrich Schliemann'ı"...
Aile, 1859'ta Viyana'ya taşınır.
|
Makale: Freeganizm
|
|
Ekmeğini çöpten çıkaranlar
Freeganizm, 'lüks tüketime hayır' diyenlerin;
çevreyle uyuma önem verip her türlü kirliliğe karşı çıkanların ve 'ikinci el
yemek' tüketmek için çöp karıştırmayı göze alanların dahil oldukları yeni bir
akım.
* * *
Tüketim çılgınlığına karşı bireysel devrim: Freeganizm
Dünya vatandaşı olmak; çevreyle barışık yaşamak; hava,
ses veya görüntü kirliliği oluşturmamak... Yedikleri, içtikleri, yaşam tarzları
ile çoğunluğun dışında kalan ve kalmaya mahkûm olan, yeni bir akımın
insanları... İsraf olmasın diye, çöpe attıklarınızı onlar tüketiyor.
|
Makale: Taha Akyol: Necip Fazıl ve Nâzım
|
|
NECİP Fazıl ve Nâzım Hikmet çok defa bir arada zikredilir. Tabii ikisi de büyük
şair; ama Yahya Kemal de Cahit Sıtkı da büyük şairdi... Necip Fazıl'la Nâzım
Hikmet'in birlikte zikredilmesinin bir sebebi, ikisinde de ideolojik vasfın çok
güçlü olmasıdır.
İdeolog yönleriyle baktığımızda dikkat çeken, ikisinin de şiir dışındaki
eserlerinin zayıf olmasıdır.
Mesela roman ve hikâyede, hatta tiyatroda
bile ikisi de şiirdeki başarılarını gösteremediler.
İkisi de "araştırma ve inceleme" denilebilecek ve referans gösterilebilecek bir
eser yazamadı.
Nâzım Hikmet'in 1936'da yazdığı "Alman Faşizmi ve Irkçılığı" ile
"Sovyet Demokrasisi" adlı 'inceleme' kitapları bunun örneğidir. Bu iki kitap
sadece 'Nâzım nasıl düşünmüştü?' diye bir araştırma yaparsanız, 'kaynak'
değerine sahiptir, o kadar. Stalin Rusya'sında 'demokrasi' gören bu kitap,
sadece Nâzım'ın ideolojik tercihini resmeder...
|
Makale: Serseriler, Kopuklar, Külhanbeyleri 1.Bölüm
|
|
SERSERİLER (MAZANNE-I SÛI EŞHAS)
TOPLUMUN POTANSİYEL SUÇLULARI
(Kabadayılar,
Külhanbeyleri, Kopuklar)
1. Giriş
Bu çalışmanın amacı, genel anlamda serseriler olarak kabul edeceğimiz
kabadayılar, külhanbeyleri ve kopukların Osmanlı toplumundaki konumları, sosyal
rolleri ile geçmişte serserilerle ilgili alınan önlemleri ortaya koymak,
Cumhuriyet Döneminde yürürlüğe giren mevzuatta serserilerle ilgili düzenlemelere
yer vermek, potansiyel suçlu olarak kabul edilen bu insanlarla ilgili kolluk
kuvvetlerinde oluşan ön yargılı tutum ve davranışları tartışmaktır.
Serseri kavramı, halk arasında kullanılan genel tanımlamaların sınırını aşmış ve
polis literatürüne de girmiştir. Şüphesiz bunda rol oynayan hususlardan en
önemlisi, Osmanlı toplumunun Cumhuriyet toplumuna evrilirken geçirdiği aşamalar
sırasında yaşanan olayların etkisidir. Bu açıdan Osmanlı toplumsal hayatını ve
temel figüranlarını dikkate almadan serserilerin sosyal fonksiyonlarını açıklamak ve
Osmanlı Devleti'nin Cumhuriyet Türkiyesi'ne yansımalarını ortaya
koymak mümkün değildir. Belirtilen kavramların tarihî gelişimini sorgulamadan da
bugünkü fonksiyonlarını, anlam değişikliklerini izah etmek ve kanunî
düzenlemelere yansımalarını anlayabilmek söz konusu değildir.
Serseriler kapsamında değerlendirilebilecek olan kabadayılar, külhanbeyleri,
haytalar ve kopuklar gibi hezele1 güruhu Osmanlı toplumsal yaşamında temel
figüranlar haline gelmiş, gerek varlıkları ve gerekse ifa ettikleri fonksiyonlar
itibariyle önemli bir yer işgal etmişlerdir.
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|