 |
Karakutu
|
|
Site içi Arama
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 93 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Makale: Çanakkale'nin büyük şairi
|
|
1936 yılının o sıcak Haziran gününde, Mısır bandıralı bir yolcu gemisi, nice
zırhlıya, kruvazöre mezar olmuş, nice denizaltılara tekrar günışığını
göstermemiş, Türk tarihinin en büyük zaferlerinden birine şahitlik etmiş olan
Çanakkale Boğazı'na giriş yaptı.
Güvertesindeki, Gelibolu Yarımadası'nın binlerce Mehmetçik'e mezar olmuş, geçit
vermez tepelerini, kıvrım kıvrım vadilerini yaşlı gözleriyle seyreden, avurtları
çökmüş, yüzü sararmış, solgun kişi Mehmed Âkif'ten başkası değildi. Dile kolay,
neredeyse 11 yıl sürgünde kaldıktan sonra vatanına dönüşünde onu ilk
karşılayanlar, uğrunda Türk edebiyatının en güzel şiirlerini yazdığı Çanakkale
Şehitleri olmuştu sanki...
|
Makale: Luis Goytisolo: İyi Öyküler Anlatmak
|
|
Konuştuğum kişi, kendi anlayışınca, çoksatar özelliğini yazınsal nitelikle
bağdaştırabilen bir romancıya duyduğu hayranlığı şu sözlerle dile getiriyordu:
“Sonuçta olay bu; iyi öyküler anlatmak”. Yanlış anlaşılmak istemediğim için
itirazda bulunmadım. Ama aslında soru hazırdı: kimin için iyi öyküler? Hangi
bakış açısından iyi?
|
Makale: Orhan Kâhyaoğlu: Şiir, Müzik ve Leonard Cohen
|
|
‘Şiir ile müzik sanatları arasında hem derinlemesine bir bağ, hem uçurumlar
vardır. Şair veya müzisyen kendi alanlarının biricikliğiyle ilgilenir çokça.
Şiirin müzikle olan akrabalığı biraz daha kaçınılmazdır. Örneğin ritim, müziğin
kaçınılmaz bir parçasıyken, şiiri de şiir yapan temel bir öğedir. Şiirde,
aslında lirik şiirde melodi ve ezgi kaçınılmaz unsurlardır.
Özellikle modern
müziğin, melodi ve ritmin yanında armonik bir karakteri de var. Bu üç unsur
buluşmadan enstrümantal bir yapının, müzik dilinin oluşması mümkün değildir.
Geleneksel karakterli müziklerdeyse makam özel bir yere sahip. Şiir sanatındaysa
uyak ve ölçü önceliklidir. Bu yolla, şiirde kendine özgü bir ritim
oluşturulabilir.
Bu yapının oluşmasında biricik özellikse, enstrümanlar yerine
sözcüklerin oluşturduğu seslerdir. Şiirin musikisini bu yolla sözcükler yaratır.
Ritim ve melodi sözcüklerin seçimi ve dizelerin oluşmasıyla bir biçime döner.
Biraz oylumlu, biraz da bilinesi konulardır bunlar.
|
Makale: Nermi Uygur: Otlar Dile Gelince
|
|
Çok kişi ot’u, minicik birşey, pek göze çarpmayan bir ıvır-zıvır diye bellese
de, gözlerini açıp çevreye bakınca altüst olur dünya. Nitekim şuracıkta yemyeşil
ovacıklar, canlı canlı yol kenarları, ilerde uzanıp giden yoncalık, dikenli
yosun tutmuş çukurlar, burçaklı yerler, hattâ ağaçlar, kalın gövdeli yeşil yeşil
ağaçlar; sofraların değişik kokulu yiyecekleri, ağzı burnu büyüleyen baharat,
türlü türlü ilâcın onsuz-olunmaz çekirdekçikleri – bir ot-dünyasındayız işte.
Toprağın "doğal" örtüsü nedir? Sorusunu, aklına getirir getirmez, "Ottur, ot!"
diye yanıtlamayan yoktur. Kimi bakışa bodur gözükse de, bu ipince nesnecik
yellerle sağa sola öyle nazlı nazlı sallanır ki. Dünyaya renkli renkli, diri
diri bir armağandır ot. Genelde yaşamın, dolayısıyla da tüm karmaşık getiri
götürüsüyle insan yaşamının, bir deyime, başlangıcıdır ot. Ot bitmeyen yerde
barınması zordur kişinin. Tek bir ot filizi, en ilkelinden bir otsuluk yaşam
habercisidir.
|
Makale: W. V. Quine: Eğretileme Üzerine Son Düşünceler
|
|
Haz işten önce gelir. Oyun oynayan bir çocuk yaşamın sorumlulukları için
alıştırmalar yapıyordur. Genç impalalar boynuzlarıyla itişip kakışırken
eskrimcilik oynamaktadırlar. Cyrl Smith, sanat için sanatın eski önemli
teknolojik atılımlara götüren ana yol olduğunu söylüyor. Eğretileme yolu da
öyle: şenlikli düzyazıda ve yüksek şiirsel sanatta çiçeklenir, fakat bilimin ve
felsefenin gelişen sınırlarında da yaşamsal önemdedir.
Gazların moleküler kuramı ustaca bir eğretilemeden ortaya çıkmıştır: bir gaz,
saçmalık derecesinde küçük cisimlerin çok büyük bir sürüsüne benzetilmişti.
Eğretileme o denli yerindeydi ki, harfi harfine doğru olduğu açıklandı ve
böylece hemen ölü bir eğretileme haline geldi; hayal edilen minyatür cisimlerin
gerçek olduğu açıklandı ve “cisim” sözcüğü hepsini kapsayacak şekilde genişledi.
Son yıllarda, moleküller elektron mikroskoplarla gözlemlenmekte; ama ben ilk
başlangıçtan söz ediyorum size.
|
|  |
Reklam
|
|
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|