DEMOKRASİ, devlet gücünün meşruiyetini, yetkisini halktan alması demektir.
Ama Fransız Jakobenleri de, Hitler de "halk iradesi" deyip duruyorlardı!
Stalin'in icadı da "Halk demokrasileri" idi.
Gerçekten, liberal özgürlükleri içermediği zaman "cumhuriyet" ve "demokrasi"
kavramları böyle totaliter felsefelere dönüşebilir. J. L. Talmon'un "Totaliter
Demokrasinin Kökenleri" adlı eseri bir siyaset bilimi klasiğidir: Kurucu babası
J. J. Rousseau olan totaliter felsefeler. Artık Tanrı adına değil, ulus, ırk
veya sınıf adına, mutlak bir hâkimiyet, sınırsız bir devlet kudreti! "Kuvvetler
birliği" ilkesi, yani yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanması!..