Milan Kundera: ‘Bana göre, büyük yapıtlar, yalnızca sanat tarihi içinde ve bu
tarihe katılarak, eklenerek doğabilirler. Neyin yeni, neyin tekrar, neyin buluş
ve neyin öykünme olduğu ancak tarihin içinde anlaşılabilir.’Romanın değişen
zamana en çabuk uyum gösteren tür oluşu ona büyük bir esneklik ve her biçime
girme kolaylığı sağlarken birbirinden farklı değişim dönemlerinde hep gözde
kalabilme özelliğini de veriyor. İster hepi topu birkaç yüz okurun ancak
içselleştirebileceği derinlikte kalsın; ister kendisi hiç iplememesine karşın,
dışındaki etkenlerin kendiliğinden sonucu olarak yığınsal ilgilerin odağına
yerleşsin ya da popüler alanların tüketilmesi olanaksız köşe bucağında kendini
pek umursamadan salınsın... roman, her eve girmesi zorunlu bir tür olarak,
şiiri, öyküyü, denemeyi bir kıyıya itebilecek özgüveniyle bu tür durumlarda hep
olduğu gibi kendinde olmadan hayatımızı dolduruyor.