deniz kenarında gezinip dinlenmeye çalışan bir gencin gözüne eğilip kalkan bir yaşlı adam ilişmiş. ertesi gün aynı yere geldiğinde yine aynı yaşlı adam sahilde aynı hareketleri yapıyormuş.ertesi gün tekrar...ne yaptığını daha iyi anlamak için dayanamayıp yanına gitmiş, . adam eğilip yerde kıyıya vuran deniz yıldızının birini alıp denize atıyormuş, tekrar eğilip bir diğerini. genç dayanamayıp sormuş. neden boşuna uğraşıyorsunuzki, binlerce denizyıldızı var ve bir kısmı herzaman kıyıya vurur, güneş ışığıyla kuruyarak ölür, bu hep böyledir ne değişecekki?adam umursamadan tekrar eğilir bir denizyıldızı daha alır ve atar denize. "bak şimdi onun için çokşey değişti"
asla unutamayacağım bu hikayeden her zaman başka sonuçlar, başka dersler çıkarırım. hassas düşünceli bir ihtiyar tarafından kurtarılmayı bekleyen denizyıldızları gibiyiz bazen.yada tek tek çabalayarak asla asıl çözüme ulaşamayacağını bile bile sabırla uğraşan yaşlı adam gibi. bu kadar inanmışızdır. bazen hayatımızdaki tüm doğruları o kadar genellerizki, bunu yaparken asıl önemli detayları atlarız. "örgütlenme olmadan mücadele olmaz, boşa kendimizi kandırmayalım.... ardından yaşasın örgüt, herşey örgüt için .."der ve bi bakarız ne kendimiz kalmışız, ne o herşeyi uğruna öldüğümüz özgür düşünce. bu sonuca varmayacak kadar iradeli ve kendini koruyan vardır muhakkak ama genele hakim değildir. hangi ideolojiyi temsil ederse etsin tüm toplu örgütlenmelerin bu yanını ne yazıkki kabul etmek zorundayız. elbetteki başka çare kalmıyor, elbetteki bazen tek yöntem örgütlenme oluyor, yaşanan sorunlar bu çözüme götürüyor hepsi kabul. sadece bir detaya dikkat çekmek istedim.
hepimizin birer denizyıldızı olduğumuzu aynı zamanda da o denizyıldızını kurtaran yaşlı adam olduğumuzu unutmasak!!!!!
Son güncelleme: 05-05-2008 @ 03:18 pm
|