Poe KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 2128 Nereden: Çevre'den
|
Tarih: Cmt Ağu 30, 2008 11:24 pm Mesaj konusu: Gelenek |
|
|
tam tam tam. tam tam tam. ta ta tata tata tat-tam... tam tam tam. tam tam tam... ta tA tA tAtA tAtA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM...
Trampet sesleri ağaçların arasından, arkasından, sislerin içinden, bilinmezliklerin öbeğinden yükseliyor. Dar patikalardan, korulukların arasındaki asfaltlanmış kimi yollardan yeşil nehirler yükselen trampet seslerine koşut olarak kendini gösteriyor. Meydanı gören büyük asfalt yola çıkıyorlar peşisıra. Askerler, siperliklerinin altından büyük bir bedenin bir hücresi olduğunun bilinciyle, bir hiç olarak, ama yalnızca bu anlamlı görevin anlam kattığı varlıklarıyla, ayaklarını yere vurarak, dünyayı ahenkli gürültülerine boğarak, bütün adımların tek bir adıma çıktığı, bütün isimlerin eridiği sanki başka bir dünyayı arşınlıyorlar.
TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM...
Koruluğun altındaki yüksek yol aşağıya doğru kıvrılıyor ve büyükçe meydana çıkıyor. Bölükler, o küçük dereler, yolu takip ederek meydana akıyorlar. Meydanda keskin köşelere sahip kocaman yeşil bir göl oluşuyor. Kimsenin kimse olmadığı, hiçkimselerin tek bir bedende cisimleştiği, ama bütün bunlardan habersiz -ki hücreler de oluşturdukları insanın varlığından habersizdirler- ahenkli bir görünürlük ve ahenkli bir gürültü. Ta ki bu gerçeküstü gerçek dağılana kadar.
TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM...
Siperliklerinin altından, aynı zamanda hem donuk, hem de canlılık belirten ifadelerin suratlarına oturduğu askerlerin ne düşündüğünü kestirmek güç. Belki hiç düşünmüyorlar, yalnızca programlandıkları işi yapıyorlar; tıpkı hücreler gibi. Ancak tüm bu aşkın hissiyata rağmen çoğusunun biran önce bir yerlere çöküp, yaslanıp, uzanıp, kafayı birşeylere gömüp, uzaklara gitme isteği ve ihtiyacı duyduğu bir sır değil. Ancak onun da sırası var; bu da sır değil. O halde yapılacak tek şey, bu aşkın atmosferin, bu hiçliğin adlandırılamayan tadını çıkarmak. Havada insanı çeken tuhaf bir şey var. Sanki kızgın bir çölde büyükçe bir bulutun gölgesi gibi. Belki en iyisi bu buluta yaslanıp uyumak. Çünkü çölde kendinin ardından boş yere koşturup terlenmesine sebebiyet veren seraplar var. Ancak onun da tadı bir başka.
TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM...
Sessizlik ve nokta. Mikrofunu kuşlar, böcekler, rüzgarın hışırdattığı okaliptüs, servi, çam, ardıç ağacı yaprakları ve dünyanın kocaman uğultusu alıyor. Bu, insan yapımı olmayan başka bir bulut, başka bir aşkınlık. Göğe başını kaldırıp bakmak düzeni bozmasa, sırf bu yüzden yasak olmasa, kimse bundan kaçamaz; başını göğe kaldırıp bakardı; orada ya yüksek dağılmış, taranmış bulutlar görürdü; ya da bir yıldızda bakışları çivilenirdi. Ama ufukta yalnızca ufuk var; kürsüde sessizce duran ve karşısındaki göle eğilmeden bakan rütbelinin hemen ardında ve çok uzağında. Ama ufuk sessiz değil. Kafalarda onun şarkısı var.
TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM...
Bir gün daha bitiyor; koruluğa, göle gitgide kararan bir gölge çöküyor; renkler kayboluyor. Sis yoğunlaşıyor, trampetler tekrar vurmaya başlıyor. Göl, kendini oluşturan nehirlere tekrar bölünüyor; yol doluyor. Herbir asker bir öncekinin yolunu adımlıyor. Öyledir zaten; karınca yolu, karıncanın yolculuğudur. Tek bir adım, sertçe vurulan ve böylece varlık bildiren adım, ada gerek duymuyor. Yalnızca kendini var ediyor. Ahenk uzaklaşıyor meydandan, sislerin içine, ağaçların arkasına, kayboluşa doğru yöneliyor. Doğayı kendi ritmine bırakıyor. Sanki hiç varolmamışlar gibi; ya da bir hayaldan ibaretmiş gibi.
TAM TAM TAM. TAM TAM TAM. TA TA TATA TATA TA TA-TAM... TAm TAm tAm. TAm TAm tAm. ta ta tata tata ta ta-tam... tam tam tam. tam tam tam. ta ta tata tata ta ta-tam... ta ta ta. ta ta ta. tatatatatatata ta-ta... |
|