Gençliğimizde Bosna büyük bir kayak merkeziydi, kış olimpiyatlarına merkezlik yapmıştı. Biz o günlerde Saraybosna' nın ne kadar güzel bir yer olduğunu biliyorduk. Sonra defalarca gittik; dağlarını, 20 metre uzunluğundaki ağaçlarını, Osmanlı imareti büyük camilerini gördük. Balkanların nerdeyse en güzel köşesi. Medeni, kültürlü insanlar...Bugün 400 bine yakın insan öldü deniyor. 200 bine yakınının Boşnak olduğu belirtiliyor. Öldürülen bu insanların dağ, tepe, kasaba ve köylerini tek tek gezdik. Büyük facialar, ders çıkarılacak facialar gördük.
300' ün üzerinde Müslüman' ın ölüsünün yattığı bir köyde, anıt mezarın yanında yaşlı bir adamla karşılaştık. Dedeye, SIRPLARIN hangi yönden geldiğini sorduk. Şaşırdı dede. ''Herhangi bir yönden gelmediler''dedi. ''Bizim yüzlerce yıl beraber oturduğumuz komşularımız bizi öldürdü'' Hatta iftarlardabize çorba getiren ve tavla oynadığımız arkadaşlar bizi kestiler.'' İşte asıl panik burada başlıyor. Aynı sokakta oturan insanlar, etnik kavga yüzünden birbirlerinin gırtlağına çöküyor.
Bosna' nın içinde gezerken yaşlı bir Boşnak teyze ile karşılaştık. İki çocuğunu kaybetmiş. ''Sizi Sırp nişancılar mı öldürdü, hangi yönden attılar?'' dedim. Bana, ''Sen ne diyorsun evladım'' dedi. '' Biz 8 numarada oturuyorduk, bizi öldüren 9 numaraydı. Görüştüğümüz, konuştuğumuz, aile arkadaşımız olan insanlar bizi öldürdüler.''
Bu, inanılmaz bir faciadır. Avrupa' nın ortasında insanlar aynı sokakta oturamıyor. Oysa Avrupa 2. Dünya Savaşı' ndan büyük bir ders çıkarmıştı. Demişti ki; ''Yugoslav, Romen, Fransız, İtalyan fark etmez, hukuk herkesedir.'' Aydınlanmanın felsefesi de buydu. ''Hukuk herkese'' sözü bu yüzden A.B.' nin anayasası oldu. Yani büyük-küçük, imtiyazlı, zengin-fakir yoktur, herkes seyahat edebilir, demokratik özgürlüklerden faydalanabilir ve dünyanın nimetlerini bölüşebilir. Bu, yasal bir haktır.
Berlin Duvarı' nın çökmesinden sonra A.B. temsilcilerinin konuşmalarında, raporlarında, etnik cümleler gezmeye başladı. Kültürel haklardan sonra azınlık tanımları, mezhep tanımları devreye girdi. Artık demokrasi ve özgürlük demek, bir mezhebi, bir etnik grubu kastetmek anlamına gelmeye başladı. Bu, son 15 yılda gerçekleşti.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız